28 Kasım 2014 Cuma

Pixie Baba Oluyor!

Merhabalaar! Bugun size basimizdan gecen -sonu kotu bitmesine ragmen- bizim icin mutluluk dolu bir surecten bahsedecegim. Gecen sene Pixie bir bucuk yasini tamamladiginda veterinerimiz Asim Bey artik ciftlesebilegini, saglik acisindan yeterli eriskinlige ulastigini soyledi. Bunun ustune hem Asim Bey hem de biz Pixie'ye uygun es aramaya basladik. Cesitli sosyal hayvan platformlarina ilanlarda bulunduk ve geri donusler aldik. Artik icimdeki erkek annesi, hircin kaynanadan midir nedir, ben bir turlu disileri begenemedim. Ya cok buyuklerdi, ya renkleri Pixie'nin rengine uygun degildi, ya orasi ya burasi derken ben baya baya butun alternatifleri eledim.
Bir hafta iki hafta uc hafta derken bir gun annemin eski bir arkadasi arayip, bir tanidiginin disi chihuahuasina erkek es aradigindan bahsetti. Disinin fotografi bize yollandi -icimdeki kaynananin on eleme testinden gecmesi icin :)- bir de ne goreyim, kopek degil, chihuahua hic degil, tam bir ceylan! Allahim bir disi bu kadar mi guzel olur, incecik saglam bacaklar, minicik yusyuvarlak bir kafa, Pixie'ninkiler gibi planorden hallice olmayan gayet orantili kulaklar ve badem gibi iki guzeller guzeli goz! Tam bir prenses! Hemen sozlestik disimiz Luna'nin kibar sahibi Nur Hanimla ve basladik kucuk ceylanin kizginlik donemini beklemeye. Donemi geldiginde Nur Hanim gelinimizi bizim serseri oglanla tanistirmaya getirdi. Basta Pixie her kopege yaptigi gibi kiskancliktan avazi ciktigi kadar havlamasaydi eger isler daha kolay olacakti tabiiki fakat oyle ya da boyle birbirlerine biraz sonra alismaya basladilar.


Tabi bizim serseri oglanin karsindakinin nazik bir disi oldugunu anlamasi icin ufak bir oyun sureci yasadik. Bir kac oyuncu kovalamadan sonra ilk koklasmalar ve flortoz opucukler basladi :)

Birbirlerine iyice isindiktan sonra amaclarina yonelik(!) :)  hareketlere basladilar. Nur Hanim bizden cok daha bilgili ve tecrubeli oldugu icin onun teklif ettigi gibi Pixie'yi disi evine gonderip Luna'nin donemini orada birlikte gecirmeleri icin Pixie'nin cantasini hazirladik ve yolcu ettik. Sagolsun Nur Hanim her gun bizi durumdan haberdar etti ve ultra ozen gostererek Pixie'yi misafir etti. Bir hafta kadar sonra Pixie balayindan dondu ama donus o donus. Ne yemek yiyor, ne su iciyor, ne oyun oynuyor, sadece uzaklara dalarak ic cekip icten ice agliyor. Bizim ufak Romeo ask acisi cekiyor resmen! Biz tabi bu konuda onceden uyarildigimiz ve boyle bir ruh hali bekledigimiz icin hemen reddedilemeyecek islak mamali, bol gezmeli ve sevgi gostermeli bir kac gunun ardindan o buhrani atlattik. 3-4 hafta kadar sonra mujdeli haber geldi, ceylan gozlu prenses hamileydi! Simdi sira ultrason icin dogru zamani beklemeye gelmisti.


Pixie'den bile minik bedeninin icinde iki tane ufacik yavru vardi! E haliyle o minik karin da gozle farkedilir derecede sismisti. 62 gunluk hamilelik surecinden sonra ha basladi ha baslayacak derken dogumun basladigina dair bir telefon aldik Nur Hanim'dan. Ilk yavru dogduktan sonra minicigin fotograflari ve videolari gelmeye basladi. Ikinci minigin dogumu ilk miniginkinden cok sonra oldugu icin malesef olu olarak dunyaya geldi. 


Chihuahualar irk olarak cok kucuk olduklarindan dogumlarinda hatri sayilir oranda sikinti yasanir hatta bu sikintilar anneye de ciddi zararlar verebilecegi icin cogu disi sahibi risk almamak icin kisirlastirma yontemini tercih eder. Dogumlar basarili olsa bile, yavrular da normal kopek yavrularina oranla cok kucuk olduklarindan yasama sanslari normale kiyasla daha dusuktur. Minigi uc gun kadar sonra kilo kaybina bagli olarak kaybettik. O gun ben ziyarete gidecektim, fakat iyiki gitmemisim. Daha minigi hic gormeden bu kadar uzulduysem gorupte bunu atlatmam cok zor olurdu sanirim. 
Ama biz yilmadik! Hala Luna'nin sahibi Nur Hanim'la iletisim halindeyiz ve Luna'nin donemini bekliyoruz, o yavrular olacak! :) Simdi sizi asagi tarafa, minigin annesi Luna'yla benim en sevdigim karesine aliyor, bir sonraki yazida gorusmek uzere hoscakalin diliyorum!


26 Kasım 2014 Çarşamba

Pixie'nin Ilk Tatili!

Tekrar merhaba! 2013 yazinda gidecegim yaz tatilinde cesaret edemedigimden Pixie'yi veterinerimizin pansiyonuna birakmistim 1 haftaligina. Sagolsun veterinerimiz Asim Bey diger her hastasi gibi Pixie'yi de cok seviyor ve kucuk oldugu kadar fazla duygusalligindan da haberi oldugu icin Pixie'yi kendi ciftlik evine goturup normal bir aile ortaminda esi ve ogluyla bakmayi bu siradada kronik bademcik problemimizin tedavisini gerceklestirmeyi teklif etmisti, ben de seve seve kabul etmistim tabiiki. Yine de ayrilmak cok zor olmustu. Bu yuzden 2014 yazinda cikacagim tatile Pixie'yi de goturmeye karar verdim. 
Oncelikle rezervasyon yaptirdigimiz otelden izin aldik, sagolsunlar hic problem cikarmadan kabul ettiler. Ikinci asama olarak ucak bileti hakkinda ufak bir internet arastirmasi yaptiktan sonra basladim havayolu sirketlerini aramaya. Ilk olarak Onur Air'i arayip nasil bir prosedur izlediklerini sordum, telefondaki bey beni tersledikten ve -sanki cok kotu birseymis gibi- hic bir kosul altinda hayvan kabul etmediklerini soyledikten sonra daha once bu konuda cok duyarli olduklarini cogu yakinimdan duydugum Turk Hava Yollariyla iletisime gectim. Cagri merkezindeki nazik bey beni hemen prosedur konusunda bilgilendirip Pixie icin ozel rezervasyon teklifi hazirladi. Ihtiyacim olan seyler Pixie'nin asi karnesi, veterinerimizden imzali bir izin belgesi, tasima cantasi ve olusturdugumuz rezervasyon teklifinin ustleri tarafindan kabul edilmesiymis, ki benle 1 gun icinde iletisime gecip teklifimin kabul oldugunu mujdelediler. Biz de hemen gidip bir sapka, seyahat boyu yarim kiloluk mama ve kucuk bir pestemalden olusan tatil alisverimizi yaptik, Bodrum yolcusu kalmasiiiin! :)


Sabah saatlerinde otelimize yerlestikten sonra hazirlanip plaja indik. Pixie fazlasiyla merakli ve heycanli gozlerle hala nerde oldugumuzu anlamaya calisiyordu. 


Temas ettigi ve edebilme ihtimali olan her yeri koklayip kesfettikten sonra epeyce rahatladi ve tatilin keyfini cikarmaya basladi. 


Ortama iyice isinip rahatladiktan sonra sira geldi deniz faslina. Veterinerimiz kulaklarina su kacmadigi, denizden sonra iyice temiz suyla durulandigi ve cok uzun sure suda kalmadigi surece bir problem olmayacagini soyledi. Pixie benim kucagimdayken ben yavas yavas denize girmeye basladim, once yavas yavas Pixieyi suyla islatip alistirmaya calistim sonra suya biraktim fakat her halukarda NEFRET ETTI :) Bu tepkiyi tabiiki bekliyorduk. Bulundugumuz noktadan sahile dogru son hiz yuzmeye basladi ve inanin minicik olmasina ragmen kurmali cocuk oyuncaklari gibi son hizla vizir vizir yuzdu.



Iyice durulandiktan ve minik pestamlimizle kurulandiktan sonra hatri sayilir derecede yorulan Pixie hem kendini kurutma hem de guneslenerek soguk denizde usuyen minik bunyesini isitma faslina gecti. Iste simdi tatilin keyfini cikartmaya baslamisti.


Ilerleyen saatlerde bu sefer mayhosluk ve sarilip sirnasma vakti geldi. Bodrum sahillerini gorenler bilir, etrafta zararsiz ve cevredeki isletmeler tarafindan bakilan sokak kopekleri vardir. Bizim ufaklik bu sefer beni onlardan kiskanmaya basladi. Bir yandan bana sarilirken bir yandan cevremizde beliren her kopege hirlayip kendince beni korumaya calisti. 


Aksam saatlerinde otelimize cikip dusumuzu aldiktan sonra aksam yemegine inene kadar televizyon karsisinda birlikte ufak bir siestayi hak etmistik.


8 gun suren tatilimizin her gunu asagi yukari bu programda gecti. Yorulduk, dinlendik, eglendik. Istanbula donus gunu geldiginde sabah kahvaltisi ardindan valizlerimizi toplayip havaalanina dogru yola ciktik. Check in de Pixie'nin evraklari kontrol edildikten sonra biletimizi alip ucus saatimize kadar bekledik. Kapilar acilinca ucaga gectik ve yerimize oturduk. Pixie tasima cantasinin icindeydi fakat ucus esnasinda hostesten izin alip tasima cantasindan cikartabildim. 


Diger yolcular rahatsiz olur cekincesi icerisindeydim fakat tam tersi herkes yanimiza gelip Pixie'yi sevip fotograf cekmek istedi :) Bu tatil tecrubesinden sonra artik mumkun oldugunca Pixiesiz bir tatil planlamamaya karar verdim. Uppppuzun bir yazi oldu farkindayim, o yuzden hemen kapanisi yapiyor ve bir sonraki yazida tekrar gorusmek dilegiyle hepinize hoscakalin diyorum!

20 Kasım 2014 Perşembe

36. Vodafone Istanbul Maratonu'nun En Minigi Pixie

Herkese tekrar merhaba! Bu yaziyi hemen maratondan sonra sicagi sicagina yazmak istedim fakat 16 Kasim gunu maratona birlikte katildigim bir kac arkadasim gibi ben de kapmisim sifayi :), anca kendime gelebildim. Aslinda her sene katilsak mi acaba degisiklik olur diye dusundugum programa, bu sene MIS dersimizin hocasi Yavuz Gunalay vesilesiyle sonunda katilabildim. Ben mumkun oldugunca her yerde Pixie'yle birlikte olmaya calisiyorum; gidecegim cafeleri, restorantlari, otelleleri hep bu sekilde ayarlamaya calisiyorum. Maratona kayit icin gittigimde utana sikila sordugum "evcil hayvan kabul ediyor musunuz?" sorusuna aldigim olumlu yanit sonucu cok mutlu oldum ve hemen o aksam Minik Patiler kopek butiginin yolunu tuttum, esofmansiz maraton mu olurmus :) Pixie normal Xsmall kopeklerden de kucuk oldugu icin genelde kiyafet bulmakta zorlanmamiza ragmen bu sefer kucuk kalipli ve butikte tek kalmis olan bir XS takim cuk oturdu ve inanilmaz tatli oldu! 



Ince havlu tarzi kumasi, arkadaki VIP member yazisi, yanlardaki cift cizgileri ve bileklerdeki lastikler falan derken tam bir minik atlet oldu benimki :) Tabiki yurutmeyi goze alamadim ezilir korkusuyla ama olsun bazen onumdeki sirt cantasinin icinde, bazende kendi ustumdeki polar sweatshirtin icinde maratonu tamamladik.



2 saatimizi alan yuruyus boyunca cok ilgi gordu ufaklik. Bir suru katilimci tarafindan fotograflari cekildi, cok sevildi. Dogasi geregi ilgi manyagi olan Pixie de bu durumdan pek keyiflendi tabiiki :) 


Katilimcilar kadar muhabirler tarafindan da ilgi gordu Pixie. Onun vesilesiyle ufak bir roportaj verdik grubumuzun bir bolumu olarak. Toparlamak gerekirse; heyecanli, soguk, eglenceli, oldukca heraketli ve bol Pixieli bir gundu bizim icin. Simdi sizi TRT Spor Maraton yayinindaki maratonun en minik katilimcisinin videosuna yonlendiriyor, hepppinize mutlu gunler diliyorum :)



(mobilden videoyu izleyemeyenler icin : http://www.trtspor.com.tr/videolar/istanbulda-tarihi-gun-7422.html
dk 1.37-1.50 araligi)


2 Kasım 2014 Pazar

Pixie's Halloween!

Trick or treat? 
Smell my feet
Give me something
Good to eat!

Yazinin anlam ve onemine uygun bir giris sartti :) Bu yazimda sizlere aslinda kulturumuzun bir parcasi olmayan fakat -bence- artik evrensellesmis bir kutlamadan bahsedecegim. 
Halloween, ya da bizdeki adiyla Cadilar Bayrami, kokeni antik Britanya'da yapilan Samhain Festivaline dayanmaktadir. Bu gecede olmus kisilerin evleri ziyaret ettigine ve etrafta kotu ruhlarin da gezindiklerine inaniliyordu. Bu kotu ruhlarla tanismamak icin insanlar maskeler takip kostumler giyiyorlardi. Baslarda kotu ruhlari kasabalardan uzak tutmak icin yakilan ateslerden ibaret olan bu arinma ve  kovma temali festival, uzun zamanlar icinde sekil degistirip kostumlu kutlamalara donusmustur. 
Gunumuzde de cocuklar, gencler kostumleriyle kapilari calar, insanlardan sekerleme ve abur cubur talep ederler. Yetiskinler ise kostumlu partilere katilirlar, meydanlarda kutlamalar yapilir. Ulkemizde de yavas yavas daha yaygin hale gelen Cadilar Bayrami temali partiler, dunyanin geri kalani gibi 31 Ekim gecesi yapilir. 
Ben oyle cok "ay bu bizim kulturumuzde yok bize ne biz kutlamayalim" tarzi bir insan degilim. Ben isin daha cok eglence boyutundayim acikcasi :) Tabiki her goruse, kulture ve gelenege saygim sonsuz ki bu da ayri bir konuya giriyor.. Bu sebeple ben de her zamanki gibi Pixie'yle biraz eglendim :) Amerika'da veya Avrupa ulkelerinde insanlar icin olan kostumler kadar kopekler icin de genis bir kostum yelpazesi var. Benim burada bu tarz kostumler bulma ihtimalim pek olmadigi icin, dikisle de aram pek iyi oldugu icin Pixie Bey'in kostumunu kendim diktim. Asagi yukari 1 bucuk saatimi alan bicki dikis faslindan sonra sonuc boyle oldu; 


Siyah ve kirmizi penye kumas kullandim. Boynuzlarla rahat edebilmesi icin paket lastiginden faydalandim. Catal seklinde diktigim kumasin icini boynuzlar gibi boyutlu olmasi acisindan pamukla doldurdum ve sopasinin icinde eski bir kursun kalem kullandim. Ben sonuctan memnun olsamda, tshirt bile giymeyi reddeden Pixie her zamanki gibi rahatsizdi :).


Her ne kadar o pek hoslanmasada, dunyanin en minik seytani cok tatli oldu :) 



Bu fotografta flashtan parlayan gozlerle konsepte cok uyum sagladi :) Bizim minik halloween seytanimla gecemiz bu sekildeydi. Hala pelerini gordukce kacsa da fotograflardan sonra catali kemirmek hosuna gitti :) Bir sonraki yazida gorusmek uzere, Happy Halloween!


22 Ekim 2014 Çarşamba

Happy 1st Birthday Pix!

Tekrar merhaba! Bu yazimda bahsedecegim gun benim icin cok cok ozel bir gundu. Bir onceki yazimda da bahsettigim gibi, sorunlu da olsa Pixie buyudu! Biz de bu mutlulukla gecen sene Pixie'nin ilk dogum gununu, dogum sertifikasinda belirtildigi gibi Agustos ayinin 9unda kutladik. Sabah ilk is veterinere gittik, cinsine, kilosuna ve damak tadina uygun bir yas mama aldik pasta niyetine. Sonrasinda kirtasiyeye gidip biraz karton ve sus kagidi aldik, birazdan fotograflarda goreceginiz mini dogum gunu sapkasi icin :). Sapka tamam, pasta tamam, hediye icinse buyurken kemirerek canini cikardigi yataginin yerine yeni bir yatak almaya karar verdik. Sececegimiz yatak tabiki Pixie gibi minik ve sevimli olmaliydi. Her ne kadar erkek olsa da ben genelde aksesuarlari pembe tercih ediyorum sanki daha sevimli gibi geliyor :) Aksama dogru Pixie'ye ozel mini dogum gunu sapkamiz, hediyemiz ve pastamiz hazirdi. Simdi sizi bizim icin cok ozel olan bu gunun fotograflariyla bas basa birakiyorum, bir sonraki yazida gorusuruz kendinize iyi bakin! 


 -kutlama baslamadan once son yaramazliklar :)-
 -en sevdigimiz pasta a/d yas mama pastasi! :)-
 -gozler tabi hep pastada :)-
 -iyiki varsin minik oglusum-
 -bu da yukarida bahsettigim minik sevimli hediyemiz :)-
-nice beraber senelere Pix!-

20 Ekim 2014 Pazartesi

Once Tanisalim :)

Hepinize kocaman merhaba! Su anda Pixie saglikli, 2 kilo civarlarinda, duzenli romantik bir iliskisi olan :), beyaz uzerine kahverengi benekli, oldukca yaramaz, her ortama ayak uyduran -hic degilse deneyen :)-, maalesef hic birseyi unutmayan, fazlasiyla sevecen 2 yasini doldurmus safkan bir chihuahua. Tabiiki her zaman boyle degildi o yuzden sizi ufak bir zaman tuneline aliyoruz yazinin bu kismindan sonra....

Ilk tanisma : 


Benim bu ufaklikla tanismam 2012 Eylul ayinin son haftasinda oldu. Her ne kadar prensip ve vicdanen petshoplara karsi olsamda, daha once yuzlerce chihuahua gormus olsamda, bir kopek kaybedip bir daha ayni duygulari yasamak istemedigim icin kopek beslemeye tovbe etmis olsamda, ben bu ufakliga tam anlamiyla vuruldum! Minicik patiler, kocaman patlak gozler, hatta cirkin sayilabilecek kadar kepce kulaklar :) Bir hafta boyunca gittim geldim gittim geldim ve sonundaaa : 


Pixie anneannesinin kucaginda! Itiraf etmeliyimki eve gelene kadar kucagima alamadim incitirim korkusuyla. Her yavru kopekten bir nebze daha fazla dikkat isteyen 800 gramcik bir bebekti. Ilk is olarak bol vitaminli mamalar, kalsiyum haplari, ilk asilar, goz ve kulak damlalari derken benim ufakligim her buldugu yerde uyuya kala kala birazcik serpildi cok sukur :) 


Serpildi derken bu kadarcik serpilebildi yani dogasi geregi :) Bu asamaya bile gelirken cok saglik sorunu atlattik tabiki. Ayni bebeklerdeki gibi gaz problemi vardi, soguk alginliklari, asilarin agir gelmesi, annesinden miras kalan mantar enfeksyonu ve kronik bademcik problemi. Minik olmasina ragmen cok dayanikli cikti bizimki. Sonuc olarak minik Pixie biraz zor ve mesakatli olsada sonunda buyudu ve Agustos ayinda iki yasini doldurdu. Yasi geregi yetiskin kategorisinde olsa da, hala kendini bebek, beni de annesi saniyor; evet bunda benim onu fazlasiyla simartmamin buyuk payi var biliyorum biliyoruum :). 
Simdi sizi Pixie'nin birkac kucukluk fotografiyla basbasa birakiyor, bir sonraki yazida gorusmek dilegiyle hoscakalin diyorum. 
  

-Surekli uyuyakaldigindan bahsetmistim :)-







-Buyudu o buyudu kumanda kadar oldu! :)-